İpin Sabrı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Rüzgâr, şehir surlarının üzerinden geçerken,
dar sokaklara ince bir toz bırakırdı.

O sokaklardan birinde, yıllarını tezgâhın başında geçirmiş bir dokumacı yaşardı: Sabri Usta.

Elindeki ip, sabırla çözülür; sabırla düğümlenirdi.
Dokuduğu her kilimin ortasında ince bir desen olurdu —
insanların dikkat etmediği, ama usta için kalbin imzası.

Bir gün, evine yakın hanın önünde kalabalık toplandığını gördü.
Şehrin dışından gelen genç bir kız, Leyla, yere çökmüş, çantasını tutuyordu.

Yolculuk sırasında parasını kaybetmiş, okula gidecek parası kalmamıştı.

Sabri Usta, sessizce yaklaştı:

— Nereden gelirsin?

— Uzaktan, dedi Leyla.
— Okuyup memleketime dönmek istiyorum.

Usta, hesabını yapmadan küçük bir kese uzattı:

— Borç değil.
İyi bir dua yeter.

Leyla şaşkınlıkla aldı.
Gözleri doldu.

O sırada, çay ocağının önünde oturanlar fısıldaştı:

“Sabri, yine dağıtıyor.”
“Kendi evinde de bereket yok halbuki…”

Usta duydu — bir şey demedi.
Yürürken kendi kendine mırıldandı:

“İyilik, insanın üstünde durmaz.
Gideceği yere varır.”

O akşam, yaşlı komşusu Nesibe Ana kapıyı çaldı:

— Oğlum, dedi,
— Bu gece yalnızlık ağır geldi. Bana biraz oturur musun?

Sabri Usta, tezgâhını kapattı; yaşlı kadının yanına geçti.
Bir bardak çay, uzun bir sessizlik…
Sonra kadın fısıldadı:

— “Kapımı çalan insan sesi, ilaç gibi oldu.”

Usta, içinden bir hadis hatırladı.

Hadis 1 — Komşuluk Hakkı

“Cebrâil bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bulundu ki,
onu mirasçı kılacak zannettim.”

Kısa açıklama:
Komşu, sadece kapı komşusu değil —
sorumlu olduğumuz insandır.
Onun derdiyle ilgilenmek, dinin ahlakıdır.

Aradan günler geçti.

Bir sabah, Sabri Usta’nın pazara götürdüğü kilimler satılmadı.
Parasız döndü.
Akşam evde, sofra biraz eksikti.

İçinden “Bu ay vermesem mi?” diye düşündü.

Tam o sırada kapı çaldı: Leyla gelmişti.
Elinde küçük bir paket:

— Usta, dedi,
— Okula girdim. İlk bursumu aldım.
— Bu bir teşekkür.

Sabri Usta tebessüm etti:

— Sen onu başkasına ulaştır.
— Benim payım — senin ayağa kalkmandı.

Leyla şaşkın:

— Ama usta, her zaman verecek gücün olmaz ki…

Sabri Usta bir tabureye oturdu:

— Bak kızım,
— İyilikte az ama devamlı olan, çok ama ara sıra olandan üstündür.

Ve şu hadisi okudu:

Hadis 2 — Amelde İstikrar

“Allah katında amellerin en hayırlısı,
az da olsa devamlı olanıdır.”

Kısa açıklama:
Devamlı yapılan küçük iyilik, kalbi eğitir.
Nefsi terbiye eder ve istikrar getirir.

Leyla başını salladı.
İlk defa anladı: İyilik, bir kere değil — bir alışkanlıktı.

Bir kış gecesi, şehir ani bir fırtınayla sarsıldı.
Çatılar uçtu, pazar yerinde mallar dağıldı.

Sabri Usta’nın tezgâhı da yağmurda ıslandı — kilimleri mahvoldu.

Ertesi gün çay ocağında birkaç kişi şöyle dedi:

— “Sabri artık biter.”
— “Bu saatten sonra kim kilim alır?”

Usta, bir süre sustu.
Sonra yan masadakilere dönerek:

— “Belki kazancım azaldı.
Ama veren el olmaktan vazgeçmeyeceğim,” dedi.

Herkes şaşırdı:

— “Bu hâlde nasıl?”

Usta gülümsedi:

— “Bir lokma da verir insan. Bir hırka da. Bazen sadece bir söz.
Önemli olan — vermekten vazgeçmemek.”

Ve şu hadisi hatırlattı:

Hadis 3 — Darlıkta Da Vermek

“Veren el, alan elden üstündür.”

Kısa açıklama:
İmkan daralsa bile,
paylaşma ruhu — kalbi zenginleştirir.
Asıl kazanç, içeride başlar.

Birkaç hafta sonra köyden bir haber geldi:

Nesibe Ana vefat etmişti.

Cenazesine kalabalık bir halk toplandı:
Kimsesizler, öğrenciler, pazarcılar, işsiz gençler…
Hepsi, aynı cümleyi fısıldıyordu:

“Onu, Sabri Usta bize tanıttı.
O giderdi, halimizi sorardı.”

İmam, kabir başında dua ederken
Sabri Usta’nın eline dokundu:

— “Görüyor musun,” dedi,
— “Bir komşunun gönlü, kaç gönle dokundu.”

Akşam eve dönerken Leyla, Sabri’ye yetişti:

— Usta, dedi,
— Sen bu hayatta ne olmak istedin?

Sabri bir süre düşündü.

— “İsmi hatırlanan biri değil…
— Gönlü hatırlanan biri.”

Ve gecenin sessizliğinde kendi kendine fısıldadı:

“Allah’ım,
bana büyük işler değil —
devamlı ve temiz işler nasip et.”

O gece rüzgâr yumuşadı.
Şehrin üstünde derin bir sükûnet gezindi.

Ve herkes fark etti:

Bazı insanlar zengin olmaz —
fakat çevrelerini zenginleştirir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir